Yoona'mın ne kadar tatlı olduğunu bilmeyenler için gelsin bu gifler:)
Showing posts with label Yoona. Show all posts
Showing posts with label Yoona. Show all posts
Wednesday, March 7, 2012
Saturday, February 18, 2012
Geçmişteki bir anı --6.Bölüm
6.Bölüm
Yoona'nın adım attığı bu eve ilk girişi olmasına rağmen, ona o kadar tanıdık geliyordu ki; Şu beyaz üzerine siyah kareli kumaş kaplı koltuk Yuri’nin 4.yaş günü kutlaması resimlerinde arka fonda duran koltuktu mesela. Ya da şu merdivende asılı olan aile tablosu, bunun bir örneğide Los Angeles’daki evlerinde vardı. Küçük Yuri’ye baktı tekrardan sonra da arkasına dönüp kapıyı kapatan arkadaşına…
Yoona’nın valizini duvar kenarına koyup poşetleri alıp mutfağın yolunu tuttu. Yoona’ya dönerek “Siz küçük hanımın o koca midesini doldurmak için bir şeyler hazırlayacağım biraz dinlenmek ister misin?” diye sordu, yüzündeki gülümseme hala oradaydı.
Bir haftada arkadaşını o kadar özlemişti ki, senelerdir beraber büyümenin verdiği bu yakınlık ve de ikisinin de kardeşinin olmayışı onları kardeş gibi hissettirmişti bunca sene. 4 yıl önce Yoona’nın bir erkek kardeşi dünyaya gelmesine rağmen bu aralarındaki kardeşlik bağını hiç ama hiç etkilememişti.
Yuri mutfağa geçmiş marketten aldığı malzemeleri yerlerine yerleştirirken Yoona’da salondaki gözlemini bitirip mutfağa Yuri’nin yanına gelmişti. “Biliyorsun şimdi yardım ederim ama hem hiçbir şeyin yerini bilmiyoum ki neyi nereye koyayım hem de, bu maharetli arkadaşının sana gelir gelmez zarar vermesini istemezsin değil mi?” dedi kollarını birbirine bağlamış mutfak kapısından konuşuyordu.
Yuri ise ellerini “aman ha” der gibi kaldırarak “ Yoona daha dün topladım mutfağı sakın diyeyim ya, bak annem de yok gerimizden toplasın, tüm kırıkları sana toplatırım ha” dedi. Sonra ikisi beraber gülmeye başladı.
İkisinin de aklında ortak bir anı canlanmıştı:
Yoona, yuri’nin 14. yaş günü için ona sürpriz bir doğum günü hazırlamak istiyordu. Pasta kitabından aldığı tarifi evde yapmaya çalışmıştı ve daha önceden sözleştikleri gibi Yuri saat 4’de eve gelecekti ve de Yoona elleri ile hazırladığı pastayı Yuri’nin önüne mumlar eşliğinde getirecekti. Yuri pastayıYoona’nın yapmış olabileceğini hiç beklemediğinden çok şaşıracak, bu anı hayatının unutulmazlarından biri olacaktı.
Evet bu anı hayatının unutulmazlarından biri olmuştu fakat işler hiçde Yoona’nın istediği gibi ilerlememişti.
Keki hazırlama sürecinde Yoona en soğuk savaşı Yumurtalar ile vermişti. 3 yumutayı kırabilmek için 20 tane yumartayı heba etmişti. Ama öyle bir maceraydı ki Yoona az daha sinir krizleri geçiriyordu genç yaşta. İlk kırdığı daha doğrusu parçaladığı yumurta akı ve sarısıyla birlikte eline bulaşmıştır. “Sanırım çok sıkmamalıyım” dedi bu denemesiyle birlikte. Bir sonrakinde de yumurtayı o kadar hafif tutmuştu ki bu sefer Yumurta elinden düşerek başarılı bir intihar girişiminde bulundu. “Ya zaten birazdan öldürecektim iki dakika sabredemedin mi yumurta ya” diye sitem etti bu sefer de Yoona. Her defasında yumurta ile ayrı bir macera yaşayan Yoona’yı biri görse herhalde bir monolog canlandırıyor ya da bu kız delinin teki diye düşünebilirdi. Sanırım ikinci olasılık daha yüksek bir olasılıktı.
Sonunda 3 yumurtayı istediği gibi kabın içerisine kırmayı başarmıştı. Tabi bu arada geçen sürenin farkında bile değildi.
Hazırladığı kek karışımını karıştırmak isteyen Yoona, mikserin ON tuşuna basması ile birlikte yüzünün bembeyaz olması arasında 2 saniye ya vardı ya yoktu. Yüzüne sıçrayan unlardan dolayı aniden ne yapacağını bilemeyen Yoona elinde tuttuğu mikserle birlikte geri geri çıktı ve hala çalışır durumda olan mikser kek karışımlarının bir kısmını mutfağın dört bir köşesine döne döne saçtı.
Yoona neler olduğuna anlam veremeden dış kapının zili çalmıştı. Bir anda duvardaki saate bakan Yoona saatin çoktan 3.30 olduğunu görmüştü. “Ya saat ne zaman bu kadar ilerledi ya pastayı yetiştiremeyeceğim.” Dedi telaşlı bir sesle bir yandan da kapının çalan zilini susturmak için acele acele kapıyı açtı ve de kapıyı açması ile kapatması bir oldu.
Yuri az önce yüzüne kapıyı kapatan hayaletimsi kişinin Yoona olup olmadığını düşünüyordu ki bu esnada kapı tekrar açıldı.
Yoona’nın yüzünde düşlediği hiçbir şeyi gerçekleştirememiş olmanın pişmanlığı vardı.
Yuri soran gözlerle Yoona’ya bakarken, Yoona elindeki kağıt havluyu sinirinden mıncık mıncık ederek mutfağın yolunu tuttu bir yandan da söyleniyordu. “Erken niye geldin yaa! Hazırlık yapıyorum ben” dedi.
Yuri ise sabahtan beri doğum gününü kutlamasını beklediği arkadaşının ağzından bu sözleri duyunca gözleri parıldadı ve hemen arkadaşının yanına mutfağa gitti. Bu sırada Yoona mutfağın haline karşı burun kıvırıp mutfak sertinin üzerindeki suç delillerini toplama eğilimine kalkışmıştı ki kalkışmaz olaydı.,
Eline aldığı kabın, Yuri’nin “buranın hali ne böyle”demesiyle birlikte mutfağın kalebodurlarında paramparça olması bir oldu.
Yoona’nın tüm hazırlıkları hem beceriksizliğinden hemde Yuri’nin erken gelmesinden dolayı işe yaramamıştı ama yine de Yoona’nın amacı gerçekleşmiş o gün hafızlarında unutulmaz bir anı olmuştu.
Etiketler:
6.bölüm,
fanfic,
geçmişteki bir anı,
Yoona,
yoonyul
Monday, February 13, 2012
Hala isim bulamadığım hikayemin 2.bölümü
2.Bölüm
Yoona dün tüm gece boyadığı ahşap arabanın kuruyup kurumadığını düşünüp durduğunu hatırlıyordu, uyandığında.
Kalkar kalkmaz alt kata fırladı, annesi çoktan kalkmış babası çoktan işe gitmişti bile. Annesi kızının karnını doyurmak için ve de bahar grip salgınına yakalanmasın diye yulaf çorbası hazırlamakla meşguldu mutfakta.
Televizyonun yanındaki siyah sehpanın üzerinde duran pembe araba gözüne merdivenden bile bakınca çok güzel gözüküyordu parıl parıl parıldıyordu. “ İnşallah Siwon da sever” diye mırıldandı.
Sehpanın yanına gittiğinde usulca işaret parmağı ile arabaya dokunarak kuruyup kurumadığını kontrol etmeye çalışıyordu. Derin bir nefes aldı ve “kurumuş” dedi. Arabanın önüne Hangul harfleri ile yazdığı Yoona ve Siwon isimlerine bakıp gülümsedi, “Biz gerçekten çok iyi arkadaşız büyüyünce de çok iyi arkadaş olacağız” dedi ve o gamzeli küçük yanağındaki gamzesini ortaya çıkardı gülümseyerek.
Biricik kızının uyandığını gören annesi kızının yanına gelerek gamzeli yanağına bir öpücük kondurdu ve “gel bakalım tazmanya canavarımızın midesini dolduralım” dedi. Yoona’nın hayatta en çok sevdiği ikinci şey yemek yemekti annesi ona ShikShin derdi çok yemek yediği için ya da Tazmanya canavarı. Yoona'nın en çok sevdiği birinci şeyde tabiki annesi ve babasıydı.
Yoona annesinin hazırladığı nefis yulaf çorbasını kaşıklarken evin telefonu heyecanlı heyecanlı çalmaya başladı. Telefonu açmaya giden annesinin sesi de az önceki telefon sesi gibi heyecanlı heyecanlı gelmeye başlamıştı.
Yoona annesinin ne kadar konuşmaya seven biri olduğunu bildiği için zaten yanına gelir gelmez ona her şeyi anlatacağını adı gibi biliyordu bu yüzden önündeki lezzetli yemeği yemeye devam etti.
Annesi telefonu kapatır kapatmaz başka birini aradı ve kısa süreli bir konuşmadan sonra mutfağa kızının yanına geldi yüzünde kocaman bir gülümseme ile kızının yanına geldi.
“Ananenin yanına gidiyoruz güzel kızım benim” dedi. Yoona ise yine Amerikaya tatile gideceklerini düşünerek sevinçle ağzındakini yutar yutmaz “ne zaman gidiyoruz, ananemi de özlemiştim” dedi. Sadece eskiden olduğu gibi o kısa tatillerinden biri olduğunu sanmıştı bu seferki seyahatinden geri dönülmeyeceğini bilmiyordu o anda..
“Baban terfi almış güzel kızım, artık Amerika’da yaşacağız. Güzel bir okula gideceksin, güzel bir hayatımız olacak şimdikinden daha güzel” dedi ve kızının gözlerinin içine gülümseyerek.
Yoona annesinin mutluluğunu onunla birlikte paylaşıyordu o anda. Küçük aklına o an nelerin olacağı gelmemişti bile bunun anlamının buradaki hayatı bırakmak olduğunu fark edememişti bile o minnacik kalbi.
Annesi tekrar telefonun başına giderek bu sefer teyzesini aramıştı Yoona da yemeğini bitirmiş birazdan bahçede oyun arkadaşı ile buluşacak olmanın hayali ile odasına doğru adımlarını atarken aklına takılan bir soruyu annesine sorma ihtiyacı duydu?
“Anne Siwon’da bizle gelebilir mi?”
Annesi telefonda konuştuğu kız kardeşine onu daha sonra arayacağını söyleyerek telefonun ahizesini yuvasına koydu ve merdivene doğru yönelerek kızının yanına gitti. Güzel kızının kendisine sorarak bakan gözleri çoktan cevabı bulmuşçasına odasına kaçmak ister gibi bakıyordu annesine.
Yavrucağının yüzünü elleri arasına alarak;
“Güzel kızım buradaki arkadaşlarından ayrılmak seni üzecek biliyorum ama orada da Siwon gibi iyi arkadaşların olacak hem kuzenlerin de Amerika da JaeMin ve JaeBum ile ne kadar iyi anlaşıyorsun değil mi hep onlarla birlikte olacaksın, daha bir çok başka arkadaşların olacak.” dedi sakin bir ses tonuyla.
Yoona’nın duymak istediği şeyler bunlar değildi ki evet kuzenlerini çok seviyordu ama neden Siwon’dan ayrılması gerekiyormuş ki. O da onun arkadaşıydı. İnsanlar geride arkadaşlarını nasıl bırakırlardı. Küçücük aklına sığdırmaya çalıştığı bunca düşünce gözlerinden yaş olarak ve dudaklarından da “istemiyorum” olarak çıkmıştı. Bu Yoona’nın ilk baş kaldırışı ilk isyanıydı bu duruma ve de son isyanı.
Gözlerinden akan yaşları sağ elinin tersiyle silerek merdivenleri tırmandı ve odasının kapısını açarak içeriye süzüldü. Gözleri perdeleri kapalı olan penceresine gitti. Usulca yaklaştığı pencerenin, önce perdesini sonra tülünü açtı karşı pencereye baktı yine içindeki o açlık duygusu ile birlikte.Yemek masasından yeni kalkmış olduğu aklına gelmiyordu sadece aç olduğunu hissediyordu.
Etiketler:
fanfics,
hikaye,
ikinci bölüm,
siwon,
Yoona
Sunday, February 12, 2012
Öhöm öhöm
Benim bir suçum yok arkadaşlar her şey bu resmin suçu. Beni cezbetti:)
Bu ikiliye bir hikaye yazılmalı dedi bana içimdeki ses. :D
Bu ikiliye bir hikaye yazılmalı dedi bana içimdeki ses. :D
Ve ben de o hikayenin ilk bölümünü ele aldım.
Ve birazdan beğenilerinize sunacağım.
Wednesday, January 25, 2012
HyoNa paylaşımları
Hyoyeon ve Yoona Çifti ile ilgili paylaşımları yapacağım burada:)
Seviyorum ben bu kızları
Gülüşünüzü yerim ben sizin ya ballar.
Şekerler
Subscribe to:
Posts (Atom)















